Kliniğimiz

HOŞGELDİNİZ

Tedavilerimiz

  • Ozon tedavi
  • Ozon sauna
  • Yara Tedavisi
  • Eklem Tedavileri
  • Bel Fıtığı
  • Boyun Fıtığı
  • Kabızlık
  • Kolonhidroterapi
  • Ağrı Tedavisi
  • Cell-İmmun Terapi
  • Varis Tedavileri
  • TC3000
  • Skleroterapi
  • Köpük Tedavi
  • Varis Ameliyatı
  • Damar Cerrahisi
  • Göğüs Cerrahisi
  • Sağlıklı Beslenme
  • Kilo Verme
  • Metabolik Balans
  • Nöral terapi
  • Prolozon Terapi
  • Su-Jok Tedavi
  • Proloterapi
  • Posturoloji
  • Kanserle Mücadele

 

OZON TEDAVİ

Ozon üç oksijen atomundan oluşan bir kimyasal bileşiktir (O3). İki atomlu normal atmosferik oksijenin (O2) çok yüksek enerji taşıyan bir şeklidir. Çok güçlü okside etme ve çok etkili dezenfekte etme özelliği sayesinde, Dünya çapında içme suyu sağlayan arıtma tesislerinde mikrop öldürücü olarak kullanılır.
Tedavi amaçlı Ozon daima saf ozon ve saf oksijenin karışımı şeklinde kullanılır. Medikal ozonun iyi bilinen (bactericidal) bakteri öldürücü, (fungicidal) mantar öldürücü ve (virostatic) virüs çoğalmasını önleyici özelliği sebebiyle, enfekte olmuş yaraların dezenfeksiyonunda ve ayrıca bakteri ve virüslerin sebep olduğu hastalıkların tedavisinde etkilidir.
Kan dolaşımını arttırma yeteneği, dolaşımla ilgili bozuklukların tedavisinde kullanılır ve organik fonksiyonların yeniden canlandırılmasında ozonu çok değerli kılar. Düşük dozlarda kullanıldığında, vücudun direncini arttırır. Diğer bir deyişle ozon bağışıklık sistemini aktive etmesi nedeniyle özellikle bağışıklık sisteminin zayıf olduğu veya bozuk olduğu hastalara uygulanmasında özellikle çok başarılı sonuçların alınmasına yol açar.
Küçük miktarlarda uygulanan medikal ozon sonuç olarak vücudun kendi antioksidanlarını ve serbest radikalleri yok eden enzimleri aktive ederler. Kronik enflamatuar hastalıklarda ozonun neden kullanıldığı böylece anlaşılmaktadır.
Genel Olarak Hangi Hastalıklarda Ozon Tedavi Yapılabilir
Ozon tedavisi ile birçok patolojik durum daha iyi hale gelir veya tamamen düzelir. Kural olarak hastalıkların tedavisinde ozon diğer tedavilere ek olarak uygulanır, tamamlayıcı tedavi grubuna girer.
Tüm hastalar için, ozon tedavi ile ilgili en son yeniliklerin hızla öğrenilebilmesi için Avrupada pek çok terapist bir araya gelip ”Medical Society for Ozone Application in Prevention and Therapy”, birliğini oluşturmuşlar, bu grubun amacı doktorlar ve hastaların bu konu hakkındaki bilgilerini geliştirmek ve ilerletmektir. Bilgi alış verişi seneler içinde daha da hızlanmış ve gelişmiştir.
Medikal ozon kurallara uygun olarak uygulandığı takdirde tamamen güvenli, pratik, etkili ve ucuzdur.
Dolaşım bozuklukları Arteriel dolaşım bozukluklarında diğer semptomların yanı sıra bacaklarda hissedilen soğukluk, kısa yürüyüşler sonrasında ayaklarda hissedilen ağrı alarm veren semptomlardır, bu durum ozon tedavi için 40 yıldır çok önemli endikasyon oluşturur. Ozon tedavinin dolaşım bozukluklarındaki başarısı yapılmış birçok sayıda tıbbi çalışma ile kanıtlanmıştır.
Anti-aging (Yaşlanmayı Geciktirme) ve Yeniden Canlanma İş hayatındaki stres, yoğun çalışma temposu, zihinsel ve bedensel yorgunluk ozon (O3) tedavisine çok iyi yanıt verir. Ozonun kırmızı ve beyaz kan hücrelerinin metabolizma akivasyonu ile genel iyilik hali ile kişiler kendilerini yenilenmiş hissetmektedirler. Profesyonel sporcular ve kadınlar bu tedaviden oldukça faydalanmaktadırlar. Ozon fiziksel dayanıklılığı arttırmaktadır.
Yaşlı kişilerde önlem ve tedavi Yaşam Kalitesini Arttırmak için kullanılmaktadır.
Göz hastalıklarında ozon tedavi görme düzeyinde iyileşmeler sağlamaktadır.
Yaşa bağlı dolaşım bozuklukları atrofik ve dejeneratif değişikliklerde hastanın yaşam kalitesini belirgin ölçülerde artırmaktadır.
Kanser hastalarında ozon tedavisi tamamlayıcı tedavi olarak oldukça başarılıdır. Burada ozonu immun sistem (bağışıklık sistemi) aktivasyonunda kullanmaktayız. Aslında, ozon vücudun kendi interferon ve interlökinlerini artan miktarlarda üretmesini sağlar. Ozonlanmış kanın hastaya verilmesiyle, pozitif olarak artan bir immün reaksiyonu başlatılır, Bu aynı zamanda vücudun genel direncinin ve zindeliğinin artmasına katkıda bulunur.
Cilt mantarları ve enfekte cilt lezyonları
Enfekte yaralar: mesela açık yatak yaraları (decubitus ülserler), alt bacağın ülserleri (Ulcus cruris), şeker hastalarının iyileşmeyen yaraları ve kangren, tıbbi ozonun klasik uygulama alanlarına aittir.
Bağırsak Hastalıkları: proktitis ve kolitler
Virüslerden kaynaklanan hastalıklar: Uçuğun her iki tipi, virüsler tarafından oluşur. Dudakların uçuğu (Herpes Labialis), sık sık tekrar eden ve nahoş bir hastalıktır, çok başarılı bir şekilde diğer tıbbi metotlarla ozonun birlikte kullanılması ile tedavi edilir.
Karaciğer enflamasyonu (Hepatit A, B, C): Karaciğerin enflamasyonu, tıbbi ozon için klasik tedaviler arasında sayılır.
Enflamasyonlu ve dejeneratif eklem hastalıkları üç evreye ayırdığımızda, özellikle evre 1 ve 2, bir başka deyişle ağır kemik deformasyonlarının olmadığı durumlar, medikal ozon uygulamalarına cevap vermektedir.
Artritik/Romatizmal Durumlar - Kronik poliartritler: Genel olarak medikal ozon uygulaması fizik tedavi ile beraber kombine olarak tamamlayıcı amaçla kullanılmaktadır.
Sonuç olarak tıbbi tedavilerin yanında ek olarak medikal ozonun kullanılması ile Kanserin vücutta ilerlemesi durdurulabilmekte, siroz hastalığı geriletilebilmekte, Akut ve kronik hepatitler tedavi edilebilmekte, uçuk gibi uzun süre rahatsızlık veren hastalıklar tedavi edilebilmektedir. Ayrıca Çeşitli eklem hastalıkları tedavi edilmektedir.
Normal sağlıklı insanlar zinde olmak, hastalıklara karşı dirençli olmak için ve sporcular daha güçlü ve sorunsuz olmak için ozon tedavisinden faydalanmaktadırlar.
Hasta olarak bilmem gerekenler nelerdir?
Ozon tedavisinin herhangi bir şekli uygulanmadan önce ozon tedavi uygulayacak sertifikalı doktora kullanılan ilaçlardan ve uygulanan özel diyetlerden yakın zamanda bitmişse bile bahsetmeyi unutmayınız. Eğer sadece doktor tavsiye ederse bunları bırakmalısınız. Doktorunuz ayrıca kalıtımsal hastalıklardan, alerjilerden ve diğer şikâyetlerden ve geçmişte nasıl tedavi edildiğinden veya edilmekte olduğundan haberdar edilmelidir. Ozon tedavi düşük riskli ve genellikle standart medikal tedavilerin eşliğinde tamamlayıcı, destekleyici ve yeniden yapılandırıcı bir metoddur.
Avrupa ve Rusya’da 100 yıldan buyana kullanılmakta olan ozon tedavi birçok hastanın hayatını kurtardığı gibi ayak ve bacak kesilmelerini de en aza indirmekte insanın yaşam kalitesini artırmaktadır. Almanya’da 5 000, İtalya’da 3 000 Ozon Tedavi Merkezi bulunmakta iken maalesef ülkemizde bu sayı iki elin parmakları kadar olup, çoğunlukla doktorlarımız tarafından bilinmemektedir.
Uygulama yöntemleri
Senelerin deneyimi sonucunda ve son yapılan klinik çalışmalar ışığında beş uygulama şeklinin geçerliliği kabul edilmiştir:
A Majör Otohemoterapi (Hastadan kan alınarak tedavinin yapılması) geriatride (yaşa bağlı hastalıklar), dolaşım bozukluklarında yeniden canlanmayı sağlamak için, viral kökenli hastalıklarda ve genel bağışıklık sistemi aktivasyonu için kullanılır.
Bu metotla, 50 ila 100 ml hastanın kanı alınır, tam olarak tespit edilmiş ozonla karıştırıldıktan sonra hastaya geri verilir. (steril ozona dayanıklı sarf malzemesi ve vakumlu şişe kullanılır!). Ozon kırmızı ve beyaz kan hücrelerini oluşturan spesifik maddelerle tamamen reaksiyona girer ve böylece vital aktivitelerini = metabolizmayı arttırır. İşte bu aktive edilmiş kan (ozon ya da oksijen değil!) hastaya hemen tekrar geri verilir.
B Minör Otohemoterapi Bu yöntemde ise 3–5 ml hastadan alınan kan ozonlanarak intramusküler yolla hastaya geri verilir. Bu yöntemle çok özel olmayan bağışıklık sistem aktivasyonu yapılır: alerjik hastalıklarda ve genel olarak bağışıklık sistemini güçlendirmekte kullanılır.
C Eksternal Tedavi Ozon gazını kapalı bir sistemde özel bir plastik bot (ayaklar ve bacaklar için ) içinde dolaştırarak ya da vücudun farklı bölgelerine uygun torbalar, folyolar ile gerçekleştirilir. Bu sarf malzemeleri ozona dayanıklı materyalden yapılır. Vücudun tedavi edilecek kısmı önceden su ile nemlendirilir, çünkü ozon kuru bölgelere etki etmez. Bu metot ülserleri, yaraları, açık yaraları, ameliyat sonrası oluşan lezyonları, shingles (herpes) ve enfekte olmuş alanları tedavi etmekte çok etkilidir. Diğer yöntemler ozonlu saf su ( dental tedavilerde) ve ozonlu saf medikal zeytinyağı (cilt erupsiyonları örneğin egzama, mantar, liken gibi) kullanılır.
D Ozon gazının rektal yolla uygulanması Kulağa hoş gelmese de o kadar rahatsızlık verici değildir (tıbbi olarak rektal insuflasyon denir). Aslında hasta kesinlikle hiçbir rahatsızlık hissetmez, çünkü O3 gazı direkt olarak hassas barsak cidarı (membranı) tarafından emilir; buna ek olarak tüp ve torbalar tek kullanımlık olduğundan tamamen hijyeniktir ve hasta kendi kendine uygulayabilir. Bu metot genelde barsakların enflamatuar hastalıklarında endikedir ancak son zamanlarda daha az invaziv olmasından dolayı genel sağlık ve yeniden canlanma için kullanılmaktadır.
E Ozonun eklem içi enjeksiyonu Ozon gazı (eğitimli kişilerce), yavaşça eklem içine enjekte edilir. Bu metot ağrılı enflamatuar hastalığı olan ekleme uygulanır (artrit,rekurren artroz, genel patolojik sertliklerde uygulanabilir). Ayrıca hastalığa göre kulak içine ozon gazı veya ozonlu saf su uygulamaları yapılabilmektedir.
F Ozonlu yağlar ile tedavi Ozon, zeytinyağı, ayçiçeği yağı, kayısı ve iğde yağı içerisine uzun zaman aralıkları kullanarak ilave edildiğinde, yağ ozonu içerisinde tutarak koyulaşır. Bu jel, krem veya sıvı halde soğutulduğu zaman ozonu yıllarca içerisinde tutar.
Ozonlanmış yağ cilde uygulandığı zaman cilt hastalıkları üzerinde çok olumlu etkiler göstermiştir, özellikle yanıklarda bu etki çok fazladır. Kesinlikle sizi incitmez ve büyük olasılıkla mükemmel sonuçlar yaratır. Birkere yağ ozonlandığında soğutucuda bozulmadan çok uzun süre kalır.

 
OZON SAUNA

Ozon Oksijen terapisi  vücutta iyileşmeyi hızlandırır ve hastalıklara sebep olan mikroorganizmaları ve toksinleri yok eder. Böylece vücudun toksinlerden arınmasına yardımcı olabilmektedir. Oksijen tedavisi, hastalıklarla mücadele etmek, vücudu onarmak ve fonksiyonları iyileştirmek üzere vücudun kimyasını değiştirir.
Ozon sauna tedavisinin faydaları:
1.Yorgunluk hormonu olarak bilinen Laktik asiti parçalayarak kasların gevşemesini sağlar.
2. Toksinleri okside ederek Deri vasıtasıyla atılmasını sağlar. Detox
3. Kan dolaşımını artırarak incinmiş kasların daha çabuk iyileşmesini sağlar.
4. Virüs, bakteri ve mantarları yok eder.
5. Organların ve iç salgı bezlerinin metabolik süreçlerini hızlandırır.
6. Daha temiz daha yumuşak yenilenmiş bir cilt sağlar.
7. Hücrelerin nefes almasını normal hale getirir.
8. Kronik yorgunlukların ve çevresel faktörlerden kaynaklanan rahatsızlıkların tedavi edilmesini sağlar.
9. Bağışıklık sistemini güçlendirir.
10. Vücudun doğal toksin arındırma(detoxification) sürecine yardım eden oksijen miktarını artırır.
11. Bilindiği gibi Ozon tedavi ile vücut doku oksijeninin artması Kanser hücrelerinin ölümüne yol açar.(Otto Wagner1933)
12. Son yayınlarda vücut ısısının yükseltilmesi kanser hücrelerinin ölümü ile sonuçlanmakta olduğu bildirilmektedir.
13. Ozon tedavi ile saunada vücut sıcaklığının artırılması birlikte sağlanmaktadır. Son yıllarda Avrupa’da Ozon Sauna ile kanser tedavisine büyük oranda destek sağlanmaktadır.
Ozon nasıl iyileştirir?: Kan dolaşımını artırır Bağışıklık sistemini güçlendirir Damarları(Arterler ve Venler) temizler Kan ve lenf sistemini temizler Soğuk algınlığı ve kırgınlığı iyileştirir Eklem ağrılarını ve kas rahatsızlıklarını iyileştirir Hormon ve Enzim üretimini normale döndürür Virüs, Bakteri, Küf ve Mantarı etkisiz hale getirir Daha temiz, daha yumuşak ve daha gençleşmiş bir cilt sağlar Beyin fonksiyonlarını ve hafızayı iyileştirir Depresyon ve Anksiyeteyi ferahlatıcı etkisi vardır. Aktive edilmiş Oksijen, bağışıklık sistemini uyarır ve beyaz kan hücrelerinden anti-kanser maddelerinin salınmasını uyarır, kanın dolaşımını artırır ve alyuvarların, kalpten en uzaktaki dokular ve hücrelere ulaşabilmesi için en küçük damarlarda bile hareket edecek kadar esnek olmasını sağlar. Ozonlu Su: Bu yöntemde, Ozonun kabarcıklar halinde sudan geçirilmesiyle ortaya çıkan sıvıyla yaralar, cilt enfeksiyonları ve yanıklar temizlenir. Dişçiler bu suyu cerrahide, bazı doktorlar da sindirim sorunları için kullanmaktadır. Ozonlu Yağ (Krem formunda): Küba'da geliştirilen bu yöntem, yatak yaraları(Dekibütüs ülserler), herpes simplex, böcek ısırıkları, mantar, bacak ülserleri, akne ve benzeri sorunlar dahil olmak üzere bir çok cilt ve mantar hastalığının tedavisinde kullanılıyor.
Niçin Ozon Sauna?
Birçok insanın buharı bir rahatlama aracı olarak görmesine rağmen, aslında çok güçlü sağlığı geliştirici etkileri vardır. Binlerce yıldır insanoğlu buhardan benzer şekillerde faydalanmıştır.
 Romalılar, Hintliler, Türkler ve Finlandiya kültürleri, buharın öne çıktığı ve dünyaya yayıldığı kültürlerdir.
İmmün sistemi güçlendirerek astım, bronşit ve kanser gibi hayatı ciddi şekilde tehdit eden hastalıkları tedavi eden, ayrıca vücut enerjisini arttıran, kilo kaybettiren, stresi azaltan, vücudu zehirlerden arındıran(detoks eden), deriyi temizleyen basit ve kolay bir seçenektir Ozon sauna. Haftada 3–4 kez 15–30 dk süren zamanda kişiyi yormadan, oturarak, TV seyrederek veya müzik dinleyerek gevşemeyi(relaks olmayı) ve stres atmayı sağlayan, ama lüks olmayan ozon sauna, binlerce yıllık buhar, kaplıca, hamam geleneği olan insanlığın sağlıklı ve doğal yaşama geçmesinin yoludur.
Ozon sauna, sıcak kabin içinde deri yolu ile vücuda oksijen verilme yöntemidir. Bu yöntemle hem sauna keyfi yaşayabilir hem de ozon tedavisi olabilirsiniz. Sıcaklığın etkisi ile açılan deri gözeneklerinden emilerek vücudun kan, lenf ve yağ dokusuna geçer. Lenfatik sistemi toksinlerinden arındırır, cildi temizler, kasları gevşetir, kan dolaşımını hızlandırır ve bakteri, virüs, mantarları öldürür Ozon Saunası ile vücudumuzda oluşan başlıca değişiklikler şunlardır;

  • Deri kan dolaşımını arttırarak cilt yenilenmesini, sıkı ve pürüzsüz görünüm oluşmasını sağlar.
  • Hücre ve dokulara giden Kan dolaşımını arttırır
  • Bağışıklık sistemini güçlendirir.
  • Damarları (arter ve venler) temizler.
  • Kan ve lenf sistemini temizler.
  • Derinin üçüncü bir böbrek ya da ikinci bir akciğer sistemi gibi çalışmasını sağlanır.
  • Bağışıklık sisteminin çalışmasını arttırarak ve sıcağın etkisi ile mikropları öldürerek enfeksiyon hastalıklarında direnci arttırır.
  • Kaslarda biriken laktik asidi okside ederek kasları gevşetir ve yumuşatır, esnekliğini arttırır.
  • Eklem ağrılarını ve kas rahatsızlıklarını iyileştirir.
  • Hormon ve enzim üretimini normale döndürür.
  • Var olan Kanser hücrelerini ozonun ve sıcağın etkisiyle öldürür.
  • Daha temiz, daha yumuşak ve daha gençleşmiş bir cilt sağlar.
  • Beyin fonksiyonlarını ve hafızayı kuvvetlendirir.
  • Depresyon ve anksiyeteyi ferahlatıcı etkisi vardır.
  • Adrenalini okside ederek genel bir sakinlik sağlar.
  • Depresyon kaynaklı gerginliği gidermeye yardımcı olur.
  • Daha ilk seansta gevşemiş ve rahatlamış olduğunuzu hissetmenizi sağlar.
  • 10 seans sonra ise enerji seviyesindeki fark edilebilir artışı ve ne kadar berrak düşünebildiğini görebilir.
  • Seansların aralıkları ne kadar yakın tutulursa o kadar çabuk sonuç alınması muhtemeldir.
  • Her seansda yaklaşık 400–650 kalori kaybederek ve yağ dokusu yıkımı sağlayarak sağlıklı zayıflama sağlar.

 
YARA TEDAVİSİ

Birçok farklı nedenlere bağlı olarak gelişen doku bütünlüğünün bozulmasına yara diyoruz. 3 aydan uzun süre iyileşmeyen yaralara Kronik(müzmin) yara denir.
Bası(Yatak) Yaraları, Diyabetik Yaralar, Venöz Ülserler, Arteriyel ülserler, Cerrahi yaralar, Yanıklar ve Radyasyona bağlı yaralar olmak üzere birçok yara çeşidi vardır.
Şeker Hastalarında Oluşan Yaralar: Şeker hastalığı yıllar geçtikçe hastalarda damar ve sinir dokularına hasar vermekte ve buna bağlı olarak özellikle ayakta olmak üzere yaralar çıkmaktadır. Ayaktaki küçük travmalar sinir dokuları hasarlı olduğundan hasta tarafından fark edilmez ve kolaylıkla yara açılır. Damar yapısı da bozuk olan şeker hastalarında yaralı bölgede kan dolaşımı yetersizdir. Yara hızla büyür ve enfekte olur. Yara açılması şeker hastalığının kontrolünü zorlaştırmakta ve bu da dönüşümlü olarak yaranın iyileşmesini daha da imkânsız hale getirmektedir. Bu nedenle şeker hastalarında ayakta yara varsa, kan şekeri seviyesi kontrol altına alınmalı, enfeksiyon varsa antibiyotik tedavisi verilmeli, nekrotik dokular sağlıklı dokulardan uzaklaştırılmalıdır. Unutulmamalıdır ki; şeker hastalarında ayak yarasının tedavisi bazen aylar alan uzun bir tedavi sürecini gerektirir, sabırlı olunmalıdır. Bazı hastalarda uzun uğraşlar sonucu bile olumsuz gelişmeler olup, ayağın kesilmesine kadar giden klinik tablolar yaşanabilir. Ancak ozon tedavi ile tıbbi tedavilerin kombine uygulamaları ile ampütasyondan kurtulmak mümkündür.
Yatak Yaraları (bası yaraları, dekübit ülserleri): Uzun süre yatağa ya da tekerlekli sandalyeye bağlı kalan hastalarda yatak yada sandalyeyle temas yerlerinde oluşan basınç nedeniyle kızarıklıkla başlayan ve dikkat edilmezse büyüyen yaralar açılmaktadır. Özellikle basınç oluşturan unsurların ortadan kaldırılması tedavi ve önlemede önemli rol oynamaktadır. Bu amaçla bu hastaların yatış ve oturma pozisyonları sık sık değiştirilmeli, basınca maruz kalan yerleri kuru ve temiz tutulmalı ve havalı yatak kullanılmalıdır. Böylece yaranın ilerlemesi durdurularak, tedavisine başlanabilir ve ameliyata hazırlanır. Cerrahi tedavide yaranın derinliği ve büyüklüğüne göre değişik teknikler uygulanarak bası yarası kapatılabilir. Bu yaralar kliniğimizde birçok prosedürün kombinasyonu ile hızlı ve güvenli bir biçimde iyileştirilebilmektedir.
Varis ve toplardamar yetmezliğinden olan yaralar: Varis ve damar yetmezliği kan dolaşımının dönüşünü engelleyerek kanın bacaklarda göllenmesine yol açmaktadır. Bu da özellikle bacaklarda dokuların yeterli oksijen alımını bozmakta ve ayak bileğinin yanlarında yüzeysel yara açılmasına neden olmaktadır. Bacağın kalp hizasından yukarı kaldırılması, varis çorabı kullanılması ve dolaşımı bozan unsurların mümkün olduğu kadar düzeltilmesi, yaraya uygun pansuman yapılması, lüzumu halinde cerrahi müdahale yapılması ya da ozon karma tedaviler ile varis yaralarının tedavisi mümkün olmaktadır.
Arteriyel damar hastalıklarına bağlı yaralar: Atardamarlar vücuttaki temiz kanı ihtiyacı olan dokulara taşıyan damarlardır. Burger veya arteroskleroz gibi hastalıklar bu damarları tıkamaktadır, hele bir de hasta sigara içiyorsa hastalığın seyri daha hızlı olmaktadır. Bu hastalarda bacak zaman zaman soğuk ve ağrılı olabilmektedir(vitrin Hastalığı). Bu hastalarda açılan bacak yaraları genellikle derin yaralardır. İlerleyen yaralarda ayak parmakları, ayakların kesilmesine kadar giden tablolar ortaya çıkmaktadır. Önlemler bu hastalarda en önemli tedavidir. Yaraların iyileşmesi uzun süreler almaktadır. Ancak kliniğimizde ozon tedavi ile birlikte özel damar açıcı serum ve ilaçlarla karma bir tedavi ile iyileştirilebilmektedir..
Radyasyon Yaraları: Çoğunlukla kanser gibi hastalıklar nedeniyle ışın tedavisi (ışın tedavisi)gören hastalarda ortaya çıkmaktadır. Seyrek olarak da radyasyon kazalarında görülür. İyileşmesi oldukça zordur. Radyasyon maruz kalan bölgedeki damarlar da zarar gördüğünden yaraya kan dolaşımı hemen hemen imkânsız hale gelmektedir. Hastalara çok ızdırap veren bu durumun yine kliniğimizde uygulanan karma ozon tedavileri ile iyileştirilmesi mümkündür.

AĞRI TEDAVİSİ

Ağrı Kuvvetli bir doku harabiyetine bağlı olan ya da olmayan, insanın geçmişte edindiği, Hissi, ilkel, kalıcı deneyimleri ile ilgili duyusal ve şahsi bir duygudur.
Hekimlik mesleğinin kutsal bir konuma yerleşmesinin belki de en büyük ve en önemli nedeni AĞRI TEDAVİSİ’ dir. Böyle bir değerlendirme yapmamızı, insanlık tarihi boyunca en büyük çaresizliğin, ağrı ve acı karşısında yaşanmasına bağlayabiliriz. Albert Schweitzer ağrıyı, ”Ağrı , insanlık için zalim bir hükümdar hatta ölümden daha korkunçtur” diye tanımlarken, eski bir Hint atasözünün Latince’de hayat bulan; “Sedare dolorem opus divinum” (Ağrı dindirmek ilahi bir sanattır)  deyimi ile ağrıya ve ağrı tedavisine verilen önemi  değerlendirmek olası hale gelmektedir.
AğrıTedavisinin temel prensipleri
İlaçların Ağızdan kullanımı seçilmeli,
Ağrı kesici ilaç dozu hastaya göre düzenlenmeli,
Uykusuzluk etkin bir şekilde tedavi edilmeli,
Tedavinin neden olduğu yan etkiler tedavi edilmeli,
Gerektiğinde hastalara yardımcı ilaç verilmeli,
Hasta dikkatle ve sürekli olarak izlenmeli, hastanın doktoru ile diyaloğu önemlidir. (Prof. Dr. M. Erdal GÜZELDEMİR)

Klasik tıbbi tedavilerin dışında birçok öneri ve yöntem mevcuttur. Bu konuda bilgili olmak, hastanın durumunun doktoru tarafından iyi bilinmesi çok önemlidir. En çok suiistimal edilen konulardan biri ağrı tedavisidir. Ortodoks tıbbının çaresizliğine karşın bugün Huneke’nin geliştirdiği ve Avrupa’da yaygın olarak kullanılan Nöral Terapi ve hızla yaygın kullanım alanı bulan Proloterapi ve Prolozon tedavi ile son derece başarılı sonuçlar alınmaktadır. Bu tedavilere ek olarak Mezoterapi, PRP uygulamaları son olarak da Hücre Tedavileri ile başarılı sonuçlar gözlenmektedir. Kliniğimizde konuyla ilgili bu başarılı yöntemlerin karışımı hastaya özel olarak seçilerek uygulanmaktadır.

KOLONHİDROTERAPİ

Kalın bağırsakların temizlenme yoludur. Kolon hidroterapi cihazı ile arıtılmış, sterilize edilmiş, insan beden ısısına yakın bir sıcaklıktaki su ve kısmi basınç ile özel bir masaj uygulamasıyla kalın bağırsakların temizlenmesi işlemidir.
Kalın bağırsakların oldukça çok işlevi vardır. Mide ve incebağırsak pasajını geçen besinler en son olarak kolonda işleme tabi tutulur ve içinde bulunan besinlerin normal barsak florası denilen bakteri ve mantarlar tarafından kullanımı esnasında ortaya çıkan vücut için gerekli maddeler emilerek kana karışır. Kronik kabızlıkta ve bağırsakların iyi çalışmadığı durumda kolon cidarında artıklar birikir. Kurut adı verilen bu artıklar kolon cidarına yapışarak ve kolonun duvarının yapısını bozmak suretiyle burada bulunan floranın patojenlerle (Hastalık yapabilen mikroplar) değişmesine neden olurlar. Bu da vücut için gerekli maddeler dışında toksinlerin oluşmasına ve kana karışmasına sebebiyet verir.
Bedenimizin zehirlenmesine en sık neden olan bu hadise ise bağırsakların iyi çalışmamasını doğurarak kanda toksinlerin birikmesine sebep olur. Kolon hidroterapi bedeni kurutların uzaklaştırılmasıyla toksin oluşumundan temizlemektedir. Su ile temizliğin yanı sıra serum ve farklı maddeler verilerekten bağırsakları temizlemek de mümkündür.


Kolon Hidroterapi kimlere yapılır:
Kronik Yorgunluk Sendromu
Fibromyalji Senromu
Bazı Zayıflama kürlerinde gerekli ise
Varis Hastalığı
Genel iyilik için Mart ve Ekim Aylarında yılda iki kez.
Bağırsak kaynaklı hastalıklar:
Kronik kabızlık
Gaz
Kronik ishal
Atonik kolon
irritabl kolon hastalığı
hemoroidler
spastik Kolon
ulseratif kolit
Krohn Hastalığı
Divertiküller ve enfensiyonları
Bağırsaklarda oluşan mantar enfeksiyonları
Parazitler
Kolonda Biriken Toksinlerin Uzaklaştırılması:
Kronik poliartrit PcP
Alerjik rahatsızlıklar
kronik cilt rahatsızlıkları
Akne,egzema ve kaşıntı,
Cilt döküntüleri ve Sedef hastalığı
Migren
Kronik başağrıları
Kronik Prostat enfeksiyonu
Astma
Zehirlenmeler
Böbrek Rahatsızlığı ve taş oluşumu
Bağırsakları Muayene etmek maksadıyla:
Kolonoskopiye hazırlamak
Kontrast madde ile kolonu görüntüleme,
Rektoskopi öncesi
Sigmoidoskopi öncesi
 
Kolon hidroterapi kimlere UYGULANMAZ


Anevrizma özellikle batın bölgesinde
Anemi
Akut bagırsak intihaplarında
Batın fıtıklarında
Yeni cerrahi Sonrası
Fissur ve fistül halinde
GİS kanamalarında
iltihaplı hemoroidlerde
Hamileliğin 3. ayından sonra
Kalp yetersizliğinde
Sirozlu hastalarda bu uygulama yapılamamaktadır.
KOLON HİDROTERAPİNİN BİLİNEN YANETKİSİ YOKTUR. Bağırsaklar temizlendikten sonra sağlıklı ve dengeli beslenme ile birlikte bağırsak florası Doktorunuz tarafından düzenlenecektir.
 

 
HÜCRE TERAPİSİ

Birçok iyileşmeyen Hastalıkta hücre tedavisi olağanüstü yardımcı olan bir tedavi metodudur.:
Sinir sistemi: (Alzheimer hastalığı? Parkinson hastalığı, trigeminal sinir hastalıkları, periferik nöropati–diskopati, inme ve toksik etki sonrasında felç, Down hastalığı boyunca bile)
Gözler: Sarı leke dejenerasyonu, retinitis pigmentoza, iris tabakasında tekrarlayan iltihaplanma.
Kas ve iskelet patolojileri: (kas distrofisi, lif yara izleri, adheranslar; bağ dokusu ve kas lezyonları, / ağır rüptürler, kıkırdak dejenerasyonu)
Kardiyo – vasküler hastalıklar: (kalp yetmezliği durumunda ve kriz sonrası durumlarda deneyim)
Immun yetmezliği sendromları: (“idiyopatik” ve toksik nedenli)
 
Koruyucu özellikler:
Beyni korur, Periferik sinirleri korur, Kemik metabolizmasını iyileştirir (kemik yapıcı hücreler), Kanser vakalarını azaltır, hasarlı dokunun onarılması, “dejenerasyondan” dolayı kötü beslenme durumunda destek olur, Tükenmişlik sendromu; fibromiyalji, Diabetes mellitus tip 1  yalnızca komplikasyonlar  durumunda (retinopati, nefropati, polinöropati, arteryel hastalık), Hipoendokrinopati (örn; Hashimoto sonrası durum), Over yetmezliği, HRT’ye yanıt vermeyen / Erkek hipogonadizmi , Miyokardiyal yetmezlik/miyokard enfraktüsü, İmmün yetersizlik sendromları (alternatifsiz), Otoimmün hastalık (tamamlayıcı yöntemler eşliğinde), Kemik hastalığı (iyileşmeyen kırıklar, kemik erimesi), Genetik hastalık (örn; Down sendromu)
Tamamlayıcı Tedavi:
kalp yetmezliği, motornöron felçleri (Lateral Skleroz), Multipl Skleroz, Metabolik Sendrom, Poliartroz,
Aşırı saç dökülmesi, Depresyon, Huzursuz Ayak Sendromu, İnme sonrası durum, Yaşlılık depresyonu
Beyin felci, Prostat hiperplazisi ve cinsel işlev bozukluğu, Yaygın ağrı/ poliartrit, Farklı dermatit vakaları.
 
Kontrendikasyonlar:
Kronik tüketici hastalığın son aşaması (Kanser, Koma) Kesin olarak uygulanmaz
Dikkat edilmesi gerekenler:
Akut enfeksiyon, Fiili antibiyotik tedavisi ya da immünsüpresif tedavi  almakta olanlar, tedavi edilmemiş/ kontrol edilmemiş ağır hipertansiyon,  Ağır alerjik durum, Ağır fiziki yorgunluk, mevcut “stres” durumu,
 “Hücre Terapisi yalnızca “hastalığı ya da şikâyetleri  tedavi” etmiyor, Aynı zamanda
Birçok organın eş zamanlı hastalığını aynı anda tedavi etmeye çalışıyor.”

 

 


VARİS TEDAVİSİ

20 - 70 yaş arası BAYANLARIN %55 ' i varislerden ve kılcal damar belirginleşmesinden şikâyetçidir.

İNCE VARİS VE KILCAL DAMAR TEDAVİSİNDE ANINDA, ETKİLİ, KALICI ÇÖZÜM
TC 3000 ince varislerin yok edilmesini amaçlayan, her cilt tipinde kullanılabilen bir cihazdır. Herhangi bir bölgede, her biçim ve renkteki ince varisler TC 3000 ile tedavi edilebilir. Özellikle, çok küçük çaplı ve mikro-skleroz yöntemiyle ulaşılamayan varisler için uygundur. TC 3000 çok yüksek frekanslı (4 MHz) bir dalganın termal bir lezyon oluşturması prensibiyle çalışır. Cihaz, bir jeneratör ve sadece damara enerji verilmesini sağlayan çevredeki dokuya herhangi bir zarar vermeyen tek kullanımlık izolasyonlu nikel iğnelerden oluşur. Jeneratörün gücü optimum enerji vererek nekroz riskini önlemektedir. Nikel allerjisi olan kişilerde altın iğneler kullanılır.
Cihazın kullanılamayacağı durumlar:
- Uygulama yapılacak bölgede enfeksiyon olması
- Uygulama yapılacak kişinin pacemaker taşıması
- Uygulama yapılacak kişinin hamile olması
- Cihazın uzun süren yan etkisi yoktur.
Cihazın kullanımından sonra ince varislerin anında yok olduğu görülür. Termokoagülasyon nedeniyle cilt üzerinde kısa süreli kızarıklıklar oluşur. Bunlar birkaç gün içinde kabuk bağlar. 4-6 hafta içinde tamamen normale döner.
Avantajları
Komplikasyon görülmez,  Kullanımı kolaydır. Telenjiektazik ve ince retiküler venler anında yokolur.  Alerji yapmaz.  Pigmentasyon olmaz.
Yanık olmaz.  Yan etkisi yoktur. Hasta için rahattır: ağrı olmaz, bandaj gerektirmez.  Her çeşit telenjiektazik ve ince retiküler varisler üzerinde son derece etkilidir. Her cilt tipinde uygulanabilir.
 Hızlı tedavi : Seanslar 15 dakika sürer. Bir seans 250-500 palsa karşılık gelir. Bir seansta 40 ila 50 cm telenjiektazik ve ince retiküler varis temizlenebilir.
İğne tedavisi (Sclerotherapy) nedir: Tedavinin temeli, çapı 4mm altında olan, izole olarak bozuk varisli damarda fibrozis oluşturulması ve damarın vücut tarafından uzaklaştırılmasıdır.
Köpük Tedavisİ: Boyutları 4 mm ve üzerinde olan Tip III-IV varisli damarların tedavisi için kullanılan farmakolojik (ilaçla) sclerotherapy'nin Köpük halinde uygulanmasıdır.. 1945'li yıllardan beri kullanılan güvenliği ispatlanmış sclerozan ilaç, özel yöntemlerle gazlarla karıştırılarak, diş macunu kıvamında köpük elde ediliyor. Köpük diğer sıvı sclerozanlara göre daha etkili olduğundan, kullanılan ilaç miktarını %50 oranında azaltmaktadır. Damar çeperinin her noktasıyla dengeli temas sağlayan köpük ile sclerozan etki daha güçlü ve kontrollü olarak sağlanır. Köpük damar içine katater veya iğne ile verilir. Köpük tedavisi sayesinde, toplam tedavi süresinde yarıya yaklaşan bir kısalma olurken, tedavi başarısı, hastalarımızın konforu ve mutluluğu da bu oranda artmaktadır.

 

 

DAMAR CERRAHİSİ

Organlarımızın canlılığını ve fonksiyonlarını koruyabilmesi için onları besleyen kan akımının düzgün ve sürekli olması gerekir.

 

Damar cerrahisi arter, ven veya lenf olsun bütün damarlarımızın tıbbi ve cerrahi hastalıklarıyla ilgilenen tıbbi bölümdür. Tıkanma ve darlıklarda, balon anjioplasti, stent uygulamaları, emboli tıkanmalarda, damar sertliğine bağlı tromboz oluşumlarında ameliyat ile tıkanıklıkların giderilmesi, anevrizma tedavisinde cerrahi ve endovasküler  greft uygulamaları, varis ameliyatları, toplardamar tıkanmalarında pıhtılaşmayı önleyici ilaç uygulamaları, pıhtı eritici tedaviler damar cerrahisinin başlıca ilgilendiği konuları oluşturur.

Yaşlanma, diyabet, toksik maddeler, (tütün kullanımı) hareketsizlik gibi unsurlar ve bazı damar dışı hastalıklar atardamarlarımızda daralmalar ve tıkanmalara sebep olur.

Arteri tıkanan organın tamamı veya beslenemeyen kısmı kangren olur ve fonksiyonlarını yitirir. Daha az sıklıkla gelişen VEN tıkanıklıklarında ise tıkanmanın yaygınlığına göre az veya çok fonksiyon bozuklukları ortaya çıkar.

 

 

GÖĞÜS CERRAHİSİ

Göğüs boşluğu içerisinde yer alan, kalp dışında kalan organ ve dokulara ait hastalıkların cerrahi tedavisi gerçekleştiriliyor.

Bütün dünyada kansere bağlı ölümlerde ilk sıradaki yerini koruyan ve sigara içimiyle direkt ilişkisi kanıtlanmış olan akciğer kanserleri Göğüs cerrahinin en yoğun olarak çalıştığı alanlardan birisidir.

Bu hastalığın tam tedavisi ve hastaların yaşam sürelerinin belirgin şekilde uzatılabilmesi için hala en etkin seçenek, kanserin cerrahi yöntemle tam olarak çıkartılmasıdır. İleri teknolojik olanaklarla, kanser erken dönemde teşhis edilebiliyor, açık ameliyatla ya da uygun olgularda kanser cerrahisi prensiplerinden ödün vermeden tamamen endoskopik olarak tedavi edilebiliyor. Cerrahi tedavisi mümkün olmayan hastalarda da şikayetlerini gidermeye yönelik çeşitli stent uygulamaları ve endoskopik hava yolu açıcı tedaviler yapılıyor.

Ayrıca, damar ve sinir sıkışmasına bağlı olarak kollarda ağrı, soğukluk, duyu kaybı ve güçsüzlüğe neden olabilen Torasik Outlet Sendromu Cerrahisi de yapılıyor.

Göğüs Cerrahisi ana hatlarıyla;

  • Mediasten hastalıkları (tümörleri, kistleri, enfeksiyonları) cerrahisi
  • Plevra (akciğer zarı) hastalıklarının tanı ve tedavisi
  • Mezotelioma (akciğer zarı tümörü) tedavisinde hipertermik kemoterapi uygulamaları
  • Göğüs duvarı hastalıklarının (tümörler, kistler) cerrahisi
  • Akciğere metastaz yapmış tümörlerin cerrahisi
  • Videotorakoskopik amfizem cerrahisi (Volüm küçültücü akciğer ameliyatları)
  • Torasentez, tüp torakostomi, Pleuro-Can kateter takılması, Denver kalıcı plevral kateter uygulamaları
  • Ampiyem, pnömotoraks, plevral efüzyonun kapalı yöntemle tedavisi
  • Diafragma hastalıklarının cerrahi tedavisi (rezeksiyon, rekonstrüksiyon)
  • Kist hidatik (paraziter kist) hastalığının cerrahi tedavisi
  • Bronşektazinin cerrahi tedavisi
  • Trakea hastalıklarının cerrahi tedavisi
  •  

 

SAĞLIKLI BESLENME ve KİLO VERMEK

Metabolik Balans
Dünyanın yeni trendi ile kolayca Kilo verebilirsiniz.
Bu güne kadar denediğiniz birçok diyet oldu ve bir türlü başarılı olamadıysanız. Sizin için yepyeni bir diyet formülünü öneriyoruz.
Kişiye özel hazırlanan beslenme planı sayesinde vücut ihtiyaç duyduğu tüm sağlıklı besinleri alıyor. Bu şekilde metabolizma sağlıklı çalışıyor ve doğal bir insülin salgılaması teşvik ediliyor. Ama tabii kişi besinlerini yeni ve basit kurallara göre hazırladığı için kilosu da kontrol altında oluyor. Bu sayede hormonların dengesi güçleniyor. Ayrıca beslenme değişikliği ile diyet yapmadan ya da zayıflamayı destekleyici ürün veya ilaçlar kullanılmadan kilo kontrolü sağlanabiliyor.
‘Metabolik balans’ aslında bir diyet sistemi değil, kilo düzenleyen bir metabolizma programı… Bu sistem, yeme içme alışkanlıklarını sağlıklı ve dengeli bir şekilde düzenleyerek, kişiye özel bir beslenme programı oluşturulmasını sağlıyor.
Dengeli beslenmek, sağlıklı bir şekilde kilolarını kontrol altında tutmak, şeker ve metabolizma dengesini kurmak isteyenler ‘metabolik balans’ programına katılabiliyor. Ayrıca program kalp ve kan dolaşımının korunmasında, şeker ve metabolizmanın dengelenmesinde, karaciğer, safra kesesi, böbrekler ve mesanenin desteklenmesinde son derece etkili.

 

 

SU-JOK TERAPİ:

Sujok el ve ayaktaki yansıma noktaları kullanılarak, herkes tarafından kolayca uygulanabilecek bir akupunktur yöntemidir.  Tüm vücudumuzun minyatür bir kopyası kulağımızda olduğu gibi, elimizde ve ayağımızda mevcuttur. Televizyonu uzaktan kumanda ile kullanıp ayarladığımız gibi, el ve ayaklarımızdan tüm vücudumuzu etkileyebilir ve tedavi edebiliriz. Herhangi bir organımızda bir rahatsızlık olduğunda, bu organın el veya ayaktaki yansımasına yuvarlak uçlu bir kalem (Bu iş için üretilmiş çubuk veya kibrit çöpü) ile bastırıldığında, farklı ve daha fazla bir açı duyulur. Bu noktaya yapılacak masajla hastalığın iyileşmesi çabuklaştırılır. Bu sistem teşhiste de kullanılabilir. Yansıma noktalarına bastırıldığında eğer şiddetli bir acı duyuyorsanız, o organınız rahatsız demektir.

 

 

 

 

PROLOTERAPİ

Proloterapi özellikle; zayıflamış ve gevşemiş ligamentleri ve diğer eklem destek yapılarını güçlendirmek, eklem içinde yeni kıkırdak yapımını uyarmak için kullanılan bir tedavi yöntemidir. Vücudun doğal iyileşme cevabını uyararak etki eder.

Proloterapi; artritler, bel ağrısı, boyun ağrısı, fibromiyalji, zorlayıcı yaralanmaları; tenisçi-golfçü dirseği, karpal tünel sendromu, rotator cuff yırtılmaları; ayak bileği yaralanmaları, aşil tendiniti, diz yaralanmaları, kalça ağrısı, osteoartritler,  tendon ve ligament yırtıkları, zedelenmiş veya fıtıklaşmış disk, çene eklemi gibi bozuklukları ihtiva eden kas iskeleti sistemi ağrılarında etkilidir.

 

 

 

 

 

POSTUROLOJİ

Posturoloji yeni ya da alternatif bir tıp uygulaması değildir. Fakat, hastalara iyi bilinen çeşitli testler ve muayene teknikleri ile ve değişik tıp disiplinlerinin detaylı bakış açısı çerçevesinden, ustaca bir bakış yaklaşımıdır. Posturoloji'nin temelleri Dr.Bricot tarafından atılmıştır. Posturoloji hastalıkların nedenlerinin ve çevre ile ilişkilerinin ortaya koyulması konusunda anlamlı açıklamalar yapar. Bu özellikle kronik hastalıklar söz konusu olduğunda, gereksiz teşhis metodlarına başvurmaktan yada gereksiz tedaviler uygulamaktan kaçınmak ve toplam tedavi masraflarını azaltmak için çok önemlidir.

Posturoloji tüm tıbbi disiplinleri tamamlayan ideal bir tıbbi yaklaşım olarak, gelecekte Üniversitelerde verilen temel tıbbi eğitimin bir parçası olmalıdır.

Dr.Bricot Marseille üniversitesinde ortopedik cerrah olarak çalışırken, kronik bel ağrısı olan hastalarda, spinal cerrahi operasyonu oranlarını azaltmak amacıyla Posturoloji metodunu geliştirmiştir. Dr. Bricot Posturolojiyi başlangıçta özellikle ve sadece skolyoz, disk hernileri, sırt ve bel ağrıları, boyun ağrıları, osteofitler ve spinal stenozların tedavisi için geliştirmişti. Fakat sonra alınan çok başarılı sonuçlar ve çeşitli sorunların fizyopatolojilerinin daha iyi anlaşılması nedeniyle tedavi spekturumu giderek genişledi, baş dönmeleri, baş ağrıları, Ilio-sakral blokaj problemleri, romatoid artritler ve omuz ağrıları gibi diğer sorunlarda tedavi edilmeye başlandı.

Posturoloji, teşhis ve tedavide hekimlere önemli bir yol gösterici olarak, genel tababette, aile hekimliğinde, romatolojide, ortopedi de, spor hekimliğinde, iç hastalıklarında, jinekolojide, pediatride, fizik tedavi ve rehabilitasyonda, nörolojide, oftalmolojide, işyeri hekimliğinde, çene cerrahisinde, diş hekimliğinde yaygın olarak kullanılmaktadır.

 

 

FİZİKSEL DAMAR TEDAVİSİ

Fiziksel Damar Tedavisi BEMER® bağışıklık sisteminin doğal reaksiyon eğilimini destekler, vücuda özgü regülasyon mekanizmalarını güçlendirerek vücudun kendini iyileştirme gücünü etkinleştirir ve böylece yara ve yaralanmaların iyileşmesini ve ayrıca organizmadaki tüm rejenerasyon süreçlerini etkin hale getirir. Bunun sayesinde birçok endikasyonda terapötik tedavi başarısını önemli derecede geliştirmek için geniş yelpazeli bir tamamlayıcı uygulama elde edilir. Sayısı günden güne artan doktor ve terapist muayenehaneleri BEMER tedavisini bu kapsamda başarıyla uygulamaktadır. - Bakınız: http://tr.bemergroup.com/bemerGroup/kimler-icin/tamamlayici-tedavi/#sthash.wCPgaGi7.dpuf

Bozuk bir mikrosirkülasyon, hücrelerin daha hızlı yaşlanmasına sebep olur ve birçok hastalığın ve duygudurum bozukluğunun nedeni olabilir. Fiziksel Damar Tedavisi BEMER®'in düzenli bir şekilde uygulanması sonunda bu süreçler etkin bir şekilde engellenebilir. - Bakınız: http://tr.bemergroup.com/bemerGroup/kimler-icin/saglik-profilaksi/#sthash.VhbEuQIL.dpuf

BEMER tedavisi ile beyaz kan hücrelerinin reaksiyon eğilimi yükseltilir. Bunun sayesinde dışarıdan gelen tehlikelere karşı etkili bir şekilde sağlık için aktif olurlar. Bu temel üzerinde tüm bağışıklık sistemi, vücudu enfeksiyon veya stres nedeniyle oluşan sıkıntı veya zararlı çevre faktörlerine karşı daha iyi ve daha etkili bir şekilde koruyabilmek için güçlendirilir. - Bakınız: http://tr.bemergroup.com/bemerGroup/neden-bemer/bemer-nedir/fiziksel-damar-tedavisi-bemerr/#sthash.ZyOKzt3V.dpuf

Vücudun doğal regülasyon mekanizmaları çevremizdeki değişiklerle (sıcaklık, su, hava, gıda) her zaman en iyi şekilde uyumlu olmamızı destekler. Böylece organizmanın işlevi her zaman için mümkün olduğu kadar iyi bir şekilde yerine getirilmesi sağlanır. Bu, regülasyon süreçlerinin (hastalık) aşırı yüklemelerle karşı karşıya kaldığı durumda vücudun oluşan bozuklukları gidermesini de kapsar. BEMER tedavisi vücudumuzun bu onarım aktivitelerini (iyileşme süreçlerini) ilgili süreçlere katkısı olan tüm hücrelerin çalışma koşullarını iyileştirerek destekler - çünkü geliştirilmiş bir mikrosirkülasyon bunun için önkoşuldur. - Bakınız: http://tr.bemergroup.com/bemerGroup/neden-bemer/bemer-nedir/fiziksel-damar-tedavisi-bemerr/#sthash.ZyOKzt3V.dpuf

Yara iyileşmesi vücutta gerçekleşen farklı süreç dizisinden oluşur. Öncelikle yara nedeniyle tahrip edilen dokuların (hücre ünitesi) çözülüp çıkartılması gerekir. Ondan sonra onların yerine yeni ve sağlıklı dokular oluşturulabilir. Bu da bu sürece katkısı olan tüm hücrelerin yüksek ölçüde performans göstermesi anlamına gelir.Bu performansı gösterebilmek için hücrelerin en iyi bir şekilde beslenmesi ve temizlenmesi gerekir ve bu da sadece ilgili alanlarda sağlıklı bir mikrosirkülasyon ile sağlanır. BEMER tedavisi burada etkili bir mikrosirkülasyon sağlar ve böylece hücrelerin performans yeteneğini destekler. Sonuç: Daha hızlı yara iyileşmesi. - Bakınız: http://tr.bemergroup.com/bemerGroup/neden-bemer/bemer-nedir/fiziksel-damar-tedavisi-bemerr/#sthash.ZyOKzt3V.dpuf

 

Op Dr Mustafa Köseahmetoğlu

Ne Yapıyoruz, Ne Alıyoruz!

Ne Yapıyoruz, Ne Alıyoruz!

Kliniğimizde Ne tür Uygulamar Yapıyoruz ve Ücretleri Nedir?

Varis ve Ozon Tedavi Kliniğinde Yapılan Uygulamalar:
Ozon Tedavi, Proloterapi, Zayıflama, Yara tedavisi, Ağrı Tedavisi, Hücre Tedavisi, Kolon hidroterapi, Beslenme Programları,


KUPA VE HACAMAT TEDAVİ

KUPA VE HACAMAT TEDAVİ


yukarı Hayata Destek Ozon — 2013, Telefon: 223 07 27